"Yaşamayı bileydim yazar mıydım hiç şiir"
İnsanoğlu yaşadığı anın kıymetini, o anın eksikliğini yaşadığı zaman anlarmış minvalinde bir cümle var, hepimize yaşadığımız anı geriye çekilip izlediğimizde çok şükür dedirten. "İkra kitabeke (kitabını oku)" denilen süreci yaşıyorum şu anda. Bir önceki yazımda hukukçu olmadığım gibi şimdikinde de müfessir değilim. Ama bu ayet beni özellikle her zaman etkilemiştir. Belki biraz da Yunus Emre'nin "bir ben var bende benden içeri" mısralarıyla bağdaştırdığım içindir. Bilemiyorum her şey olabilir. Bu ayetten herkes kendine dönmenin, nefsini tanımanın, şayet mücadele edecekse mücadeleye onunla başlamanın gerekliliğini anlayabilir. Zira devamında "bugün sana hesap sorucu olarak kendi nefsin yeter" demektedir. Yani sorgu melekleri gelmeden önce insanın nefsi onu sorguya çeker, kimi dinler kimi susturur onu. Tanıdık geliyor değil mi? Vicdan! Bir hocam aklın, vicdanın ve haddin olsun bilgiyle alim olunmaz derdi. Akıl, vicdan ve had (sınır, ölçü...). Bakıldı...